
Adı: Tupac Amaru SHAKUR
Doğumu: June 16, 1971 - Brooklyn, NY
Ölümü : September 13, 1996 - Las Vegas, NV
Boyu : 188 cm Kilosu: 76 kg
Annesi: Afeni Shakur
BabasI: William Garland
Uvey BabasI: Jeral Wayne Williams
AKA Mutula Shakur
KIz Kardesi: Sekyiwa Shakur
Erkek Kardesi: Maurice Harding
(Mopreme of Thug Life)
BuyukbabasI: Elmer "Geronimo" Pratt
Muzik GruplarI: One Nation Emcees, Two From The Crew, Strictly Dope, Digital Underground, Thug Life, Outlaw Immortalz/Outlawz
Lakapları: MC New York, 2Pac, Makaveli (the don
HAYATI

1971 yılında Batı Harlem’de doğan Parish Lesane Crooks, ailesinin isteğiyle doğumundan bir gün sonra Tupac Amaru Shakur ismini aldı. Shakur’un annesi 1960’larda ve 1970’lerdeki siyah hareketi “Black Panther Party”nin aktif üyesi olarak yer alırken, sanatçının üvey babası ise FBI’ın en çok aradığı 10 kişi arasında bulunuyordu. Böyle zorlu bir yaşam içerisinde çocukluğunu geçiren Shakur, 12 yaşındayken Harlem’in ünlü oyuncu topluluğu “127th Street Ensemble”a katılarak “A Raisin In The Sun” oyununda rol aldı. Bu toplulukla bir yıl boyunca aktif olarak yer alan sanatçı, bir sonraki sene Baltimore Sanat Okulu’na transfer oldu. Okulda şiir, caz ve oyunculuk derslerine yönelen Shakur, özellikle Shakespeare’a hayranlık duydu. Okuldaki yakın arkadaşı Dana ‘Mouse’ Smith ile beraber ‘beatbox’ üzerine yoğunlaşan genç yetenek, rap performanslarıyla okuldaki en iyi rapçi olarak kabul edildi.
1988 yılında ailesiyle California’ya geçen Tupac Shakur, burada Ensemble Theater Company adlı tiyatro topluluğuna katılarak oyunculuğa devam etti. Annesinin uyuşturucu bağımlılığı sebebiyle yakın arkadaşı Ray Luv ile birlikte Leila Steinberg’in evine taşınan Shakur, burada Strictly Dope adlı grubu oluşturdu. Steinberg’in aracılığıyla Digital Underground ile sahneye çıktı ve 1990 senesinde bu grubun aktif üyesi oldu. 1991 senesinde yayınlanan Digital Underground EP’si “This Is An EP Release”deki “Same Song” parçasında rap tekniğini konuşturan rapçi, aynı sene grubuyla birlikte “Nothing But Trouble” filmde ufak bir rol üstlendi. 1991 senesinin sonuna doğru yayınlanan “Sons Of The P” adlı Digital Underground albümünde de yer alan Shakur, bu albümle Amerika listelerinde 44 numaradaydı.

1992 senesinde “’2Pacalypse Now” adlı ilk solo albümünü yayınlayan Tupac Shakur, bu albümle Amerika’daki genç siyahların problemlerini dile getiriyordu. Albüm listelerde önemli bir başarı yakalayamadı ancak Shakur ifade ettiği sorunlarla haksız yere suçlananların yanında yer alarak politik görüşünü ortaya koydu. Albümde Shock G, Stretch, Dave Hollister, Ray Luv ve Pogo gibi sanatçılar konuk müzisyen olarak yer alırken, albümden “Brenda’s Got A Baby”, “Trapped” ve “If My Homie Calls” adlı üç tane single yayınlandı.
1993 senesinde “Strictly 4 My N.I.G.G.A.Z.” adlı 2. albümünü piyasaya süren Tupac Shakur, albümün prodüktörlüğünde Stretch, Majesty ve K-Lowe’dan oluşan Live Squad ile çalıştı. Bir önceki albümdeki gibi yine politik ve sosyal mesajlar veren Shakur, bu albümle Amerika listelerinde 24 numaradaydı. Albümde Ice T, Ice Cube, Deadly Threat, Digital Underground, Wycked, Big Skye, Treach ve Apache gibi sanatçılar yer alırken, albüm satışlarıyla sanatçıya platin plak kazandırdı. Albümden “I Get Around”, “Keep Ya Head Up” ve “Papa’z Song” adlı üç tane single yayınlandı ve “I Get Around”, listelerde 11 numara olmayı başardı.

Müzik yaşantısının yanında aktörlük yaşantısına da devam eden Tupac Shakur, ilk önemli rolünü 1992 filmi “Juice”le yaşadı. Bu ilk oyunculuğuyla takdir toplayan Shakur, 1993 senesinde Janet Jackson ile beraber “Poetic Justice” filminde rol aldı. 1994 senesinde “Above The Rim” adlı filmle bir kez daha sinema perdelerinde gözüken rapçi, aynı sene arkadaşları Big Skye, Macadoshis, Rated R ve üvey kardeşi Mopreme Shakur ile beraber Thug Life adlı grubu oluşturdu. Bu grupla “Thug Life Vol. 1” adlı albümü piyasaya süren Shakur, albümle ‘gangsta rap’ tarzına büründü.
1993 senesinde bir kadına kötü suistimal etme suçuyla 1,5 yıl hapis yatan Tupac Shakur, 1994 senesinde de bir müzik görevlisine saldırmaktan dolayı 15 gün mahkumiyet yaşadı. Aynı senenin Kasım ayında, 1993 senesindeki suçlamanın mahkemesinin hemen öncesinde iki kişi tarafından beş yerinden vurulan rapçi, bu iki kişinin Puff Daddy ve Notorious B.I.G. olduğunu dile getirdi. 1995 senesinde mahkumiyetini yaşamaya başlayan sanatçı, hapisteyken “Me Against The World” adlı albümünü piyasaya sürdü. Yaşadığı kötü günleri bu albümle dile getirerek durumunu anlatmaya çalışan rapçi, bu albümle dört hafta boyunca Amerika listelerinde 1 numarada kaldı. Rap müzik tarihinde bir klasik olarak kabul edilen “Me Against The World”den çıkan ilk single “Dear Mama”, listelerde 9 numaraydı.

1995 senesinde mahkumiyetini tamamlayan ve Death Row Records’dan Suge Knight’ın yardımıyla hapisten çıkan Tupac Shakur, zaman kaybetmeden müzik ve sinema projeleri üzerinde çalışmaya başladı. The Outlaws adlı grubu oluşturan Shakur, “Hit’em Up” adlı bir single çıkartarak Notorious B.I.G.’ye sözlü göndermelerde bulundu. Özellikle parçanın sözlerinde Notorious B.I.G.’nin eşi Faith Evans ile ilişkiye girdiğini belirten rapçi, artık kendisine tam anlamıyla bir düşman edinmişti.
1996 senesinde “All Eyez On Me” adlı iki CD’lik albümünü piyasaya süren Tupac Shakur, bu albümle bir kez daha Amerika listelerinde 1 numara olmayı başardı. Rap müzik tarihinde çok önemli bir yeri bulunan albüm, şu ana kadar 7 milyon kopya satarak sanatçıya 9 kez platin plak kazandırdı. Albümde Dr. Dre, Snoop Dogg, Redman, Dru Down, C-Bo, E-40 ve B-Legit gibi rapçiler konuk müzisyen olarak yer alırlarken, albümden çıkan ilk single “How Do You Want It/ California Love” listelerde 1 numaraya yerleşti. Aynı sene Mickey Rourke ile beraber “Bullet” filminde rol alan sanatçı, hapishanedeyken tanıştığı Niccolo Machiavelli’nin kitaplarından etkilenerek “The Don Killuminati: The 7 Day Theory” adlı albümü hazırladı.
7 Eylül 1996 tarihinde Mike Tyson’ın boks maçına giden ve maçın çıkışında saldırıya uğrayan Tupac Shakur, Suge Knight ile birlikte olay yerinden uzaklaşırken bu kez de silahlı sardırıya uğradı. Dört yerinden vurulan Shakur, hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı. 25 yaşındayken hayata göz yuman rapçinin vasiyetnamesine uyularak külleri Los Angeles köprüsünden okyanusa bırakıldı.
Tupac Shakur’un ölümünden hemen sonra “The Don Killuminati: The 7 Day Theory” adlı albüm piyasaya sürülürken, sanatçı bu albümle de Amerika listelerinde 1 numara oldu. Albümdeki sözlerde özellikle medyanın kendisini nasıl gördüğünü anlatan Shakur, tüm dünyada 28 milyon kopya satarak 7 kez platin plak kazandı.
1997 senesinde Tupac Shakur’un ölümünden sonra yayınlanan ilk albüm “R U Still Down? (Remember Me)” ile 2 kez platin plak kazanan rapçi, bu albümden iki tane hit single çıkardı; “Do For Love” ve “I Wonder If Heaven Got A Ghetto”.
1998 senesinde “Greatest Hits” adlı ilk derleme albüm yayınlanırken, 1999 senesinde ise “Still I Rise” adlı albüm piyasaya sürüldü. Albümde Tupac’in grubu Outlaws’ın imzası da yer alırken, albümden çıkan tek single “Baby Don’t Cry (Keep Ya Head Up II)” oldu. 2000 senesinde “The Rose That Grew From Concrete” adlı albümde birçok ünlü kişi rapçinin yazdığı sözlere hayat verirken, albüm daha çok sözlü bir albüm olarak anıldı. 2001 senesinde ise “Until The End Of Time” adlı albümle sanatçının hiç gün ışığına çıkmamış parçalarına yer verilirken, albüm o senenin en çok satan albümleri arasında yer aldı. 2002 senesinde “Better Dayz” adlı albümle Amerika listelerinde 5 numara olan Shakur, bu albümle 23 tane yayınlanmamış bestesini sevenlerine ulaştırdı. 2003 senesinde “Tupac: Resurrection” adlı soundtrack albümü yayınlanırken, aynı sene “Nu-Mixx Klazzics” adlı remix albümü hayranlara sunuldu. 2004 senesinde “2Pac Live” adlı konser albümüyle birlikte Eminem prodüktörlüğünde “Loyal To The Game” albümü piyasaya sürüldü. 2005 senesinde “The Rose, Vol. 2” adlı sanatçının şiirlerinin toplandığı albüm sonrası “Tupac: Live At The House Of Blues” adlı konser albümü çıkartıldı. Bu konser albümü sanatçının son konserini içerirken, 2006 senesinde “Pac’s Life” adlı albüm piyasaya sürüldü. Albümden çıkan ilk single “Untouchable” olurken, albümdeki konuk müzisyenler arasında Snoop Dogg, Ashanti, T.I., Ludacris ve Outlawz bulunuyordu.
AİLESİ

Afeni Shakur(Annesi):
Tupac'ın annesi daha Tupac'a hamileyken Kara Panterler davası nedeniyle hapisteydi. Tupac'ın daha anne karnında başlayan hapishane ziyaretlerinin onun peşini yaşam boyu bırakmaması acı bir ironi olarak görülmektedir. Afeni'nin hapse girme nedeni ise bazı bankalara ve büyük mağazalara bomba koyduğu suçlamasıydı.
William Garland(Biyolojik Babası):
Tupac biyolojik babasının ölmüş olduğunu bilerek büyüdü. Ancak 1995 yılında New York'ta uğradığı silahlı saldırının ardından hastaneye gelen ziyaretçilerden biri Tupac'a babası olduğunu söylediği zaman, Tupac'ın hayatında yeni bir dönem başlamış oldu. William Garland da Tupac'ın çevresindeki birçok kişi gibi, Kara Panterler'in bir üyesiydi.Tupac son yılında babasıyla görüşmüş olsa da gerçek babasını Mutulu Shakur olarak kabul ettiği bilinen bir gerçektir.
Mutulu Shakur(Üvey Babası):
Afeni Shakur'un eşi. Tupac'ın gerçek babası kabul ettiği adam. 1981 yılında karıştığı iddia edilen üç ölümlü silahlı soygun suçundan hüküm giyerek cezaevine girdi ve hala da orada. Tupac'ın ölümünden sonra dostlarıyla bir araya gelerek "Dare To Struggle" adlı bir anmaalbümü yayınlanmasına ön ayak oldu. Albüm ABD'de bulunan siyasi tutuklulara ithaf edilmişti.
Lumumba Shakur(Amcası):
Mutulu Shakur'un kardeşi. Kara Panterler'in aktif bir üyesiydi. Mutulu'nun tutuklanıp hapse girmesinden önce Louisiana'da vurularak öldürüldü.
Zayd Shakur(Amcası):
Mutulu Shakur'un erkek kardeşi. O da ailenin birçok üyesi gibi, Kara Panter'di. New Jersey'de bir silahlı çatışmada öldürüldü.
Geronimo Pratt(Vaftiz Babası):
Tupac'ın vaftiz babası. Kara Panter'ler davasından dolayı birkaç yıl cezaevinde yatmıştır.
Assata Shakur(Yengesi):
1973 yılında Assata ve Zayd Shakur New Jersey'de polis tarafından durduruldular. Çıkan silahlı çatışmada Zayd ve polis ölünce Assata yakalanarak hapse gönderildi. Kendisinin hapiste öldürüleceği ihbarı üzerine 1979 yılında Kara Panter'ler tarafından hapishaneden kaçırıldı ve Küba'ya ***ürüldü. Şuanda Küba'da Fidel Castro'nun özel himayesinde bulunan bir korunakta yaşıyor.
Set Shakur(Kız Kardeşi):
Tupac'ın kız kardeşi. "Coast Trippin" filminin müzikleri olan "Snake Eyez" albümünde şarkı söyledi.
Mopreme(Erkek Kardeşi):
Mopreme, Tupac'ın aynı babadan erkek kardeşi Maurice Harding'in takma adı. Tupac'la birlikte Thug Life grubunda birlikte çalıştı.
Keisha Morris(Boşandığı Eşi):
Tupac hapisteyken onunla evlendi. Tupac'la ilk kez 1994 Haziranın da tanışmışlardı. Çıkmaya başladıktan üç ay sonra Tupac ona evlenme teklifi etti. Evlendiler. Tupac hapisteyken Arizona'ya taşınmak ve Star adında bir kız ya da Michelangelo adında bir erkek çocuğa sahip olmak istediğini söylüyordu. Tupac tahliye olduktan bir süre sonra ayrıldılar.
Kidada Jones(Nişanlısı):
Tupac öldürüldüğü sırada onun nişanlısıydı ve yakında evlenmeyi planlıyorlardı. Kidada çok ünlü müzisyen ve yapımcı Quincy Jones'un kızıdır. Quincy Jones da Tupac'ın ölümünün ardından dostu Tupac Amaru Shakur 1971-1996 adlı bir anma kitabının derlenmesine ön ayak oldu.
DOSTLARI

Müzik yapmaya MC New York takma adıyla başlayan Tupac yaşamı boyunca Born Busy, one Nation Emcees, Two From The Crew, Strictly Dope, Digital Underground, Thug Life, Outlaw Immortalz (Outlawz) adlı grupları kuran Tupac kısa sanat yaşamında hemen hemen hiç boş oturmamıştır.
Tupac: One Nation: Tupac'ın göstermek istediği önemli bir nokta da herkesin önem verdiği "doğu yakası batı yakasına karşı" tribinin onu fazla ilgilendirmediğiydi. O herkesi içine alan bir müziğin peşindeydi. Son dönemlerinde Tupac Outlawz'u arkasına alarak aralarında doğu yakasından Greg Nice, Buckshot(BDI THUG) Boot Camp Clique, Smiff N Wesson (Cocoa Brovaz) ve güney yakasından Scarface, Tupac and The Outlawz, Bone Thugs N Harmony, Daz Dillinger, Kurupt, Snoop Dogg ve daha başkalarının da bulunduğu sanatçılara "One Nation" adlı bir albüm yapmak istiyordu. Ama bu düşü ne yazık ki gerçekleşmedi. Albüm tamamen kaydedildi, ama kimse bu albümü piyasaya çıkarmadı. Bu albümün yayını askıya alınınca albümdeki bazı sanatçılar Buckshot, Bone Thugs N Harmony gibi sanatçılar albümdeki parçalarını kendi albümlerinde kullanma yoluna gittiler.
Tupac: Makaveli Records: "Don Killuminati: The 7 Day Theory" adlı albümünü de Death Row'dan çıkaran Tupac'ın en büyük hayali bir sonraki albümünü kendi firmasından çıkarmaktı ve firmasının adının da Makaveli Records olmasını istiyordu. Tek hayali hayranlarına artık kendi firmasından çıkan albümlerle seslenmekti. Bazılarına göre Death Row'u aslında çok seven Tupac, ekipten tamamen ayrılmayacak, Makaveli Records'u Death Row'un bir yan şirketi olarak kuracaktı.
The Outlawz:
-Hussein Fatal: Tupac'ın kuzeni ve aynı zamanda çok samimi arkadaşı. Tek başına "In The Line Of Fire" adlı bir albüm de çıkardı.
-Kadafi: Kadafi de Tupac'ın çok yakın bir dostuydu. O da Tupac'dan bir süre sonra yakın bir arkadaşı tarafından kaza kurşunuyla vurularak öldü. Kadafi'nin annesi ve Tupac'ın annesi, ikisi de Kara Panterler oldukları için çok yakın arkadaştılar.
-Kastro: Kastro ve Napoleon yakın arkadaştılar, özellikle söz yazma konusunda yetenekli bir adamdır.
-Komani: Bir adı da Mopreme olan Maurice Harding, aynı zamanda Thug Life grubunun da üyesiydi. Tupac'ın aynı babadan erkek kardeşi, ve samimi arkadaşıdır.
-Napoleon: Kastro'nun yakın arkadaşıdır. O da söz yazarlığında yeteneklidir.
-E.D.I. Mean: Arkadaş ve akraba grubu dışında Outlawz'a giren ilk elemandır. "Hit 'Em Up" gibi çok popüler bazı Tupac şarkılarına söz yazarı olarak büyük katkıda bulunmuştur.
-Syke: Thug Life'ın da elemanı olan biri. "Be Yo Self" adında bir de solo albüm çıkarmıştır.
-Makaveli Tha Don: Bu elemanın kim olduğunu da siz tahmin edin
DÜŞMANLARI

Tupac'ın hayatı boyunca birçok dostu ve düşmanı olmuştur. Bunlar Tupac'ın sonunu getirmesinde önemli pay sahibi olanlardır. Bazıları....
-Puff Daddy: Tupac'ın yaralanmasıyla sonuçlanan New York soygunu ve vurulmasının ardından Tupac bu olayın arkasında Bad Boy Record firmasının elemanlarının yattığını iddia etmişti.
-Biggie Smalls: Tupac ve Biggie bir zamanlar iyi dosttular, hatta Biggie'yi şöhret edenin Tupac olduğu söylenirdi. Tupac Biggie'nin New York'ta vurulması olayını önceden bildiğini, ama kendisine haber vermediğini iddia etmişti.
-Jay-Z: Jay-Z Biggie Smalls'la birlikte "Brooklyn's Finest" diye bir şarkı yapıp da aklınca Tupac'la dalga geçince Tupac'ın düşmanları listesine kaydoldu.
-Chino XL: Çok önemli bir rap şarkıcısı olmayan bu adam Tupac'ın hapisteyken tecavüze uğradığını söyleyerek gündeme gelmeye çalıştı. Tupac'da ona "Hit 'Em Up"'ta "Chino XL, fuck you too" diyerek onu da sıraya dizmiştir.
-LL Cool J: Tupac "Me Against The World" albümünün "Old School" şarksında aslında LL Cool J için hoş laflar etmemişti, ama LL'in Moop Deep davasında nedense karşı tarafı tutması üzerine ikilinin araları bozulmuştu.
-Dr. Dre: Tupac Dre'nin Death Row tayfasından ayrılma biçimini sevmemişti, sonra Dre, Snoop'un mahkemesine tanık olarak katılmayı da reddedince, Tupac bunu hakaret olarak kabul etti ve düşmanlık başladı.
-Nas: Nas'ın Tupac'ı sürekli bir biçimde taklit edip durduğu, hatta video kliplerinde onun kilerdeki gibi görüntüler kullandığı konusunda ikisi her zaman bir tartışma konusu olarak kaldı. Nas "Hate Me Now" şarksının video klibinde tıpkı Tupac'ın"The 7 Day Theory" albümünün kapağındaki ve "Smile"klibindeki gibi kendini çarmıha germesi bardağı taşıran son damla olmuştu.
-C. Delores Tucker: Bu siyah kadın rap müziğin genelde pornografik bir rezalet olduğunu iddia ederek ve "All Eyez On Me" albümünün kendisini strese sokarak cinsel yaşamını olumsuz etkilediği iddiasıyla Tupac'a 10 Milyon Dolarlık bir dava açmasıyla gündeme gelmişti.
-Wendy Williams: Bu da tıpkı Chino XL gibi, Tupac'ın hapisteyken tecavüze uğradığını iddia edince Tupac "Why U Turn On Me ? " diye bir şarkı yazmış ve kadına ağzını geleni söylemişti.
-Dan Quayle: Kendisi ABD Başkan Yardımcısıyken "2Pacalypse Now" albümü yüzünden Tupac gibilerin Amerikan toplumunda yeri olmadığını söylediğinde Tupac'ın canı müthiş sıkıldı ve bir sonraki albümü "Strictly 4 My N.I.G.G.A.Z." albümünde Quayle"e gereken yanıtı herkese her zaman olmuş olduğu gibi verdi!
-The Fugees: The Fugees üyeleri ise ortada bilinen hiçbir neden yokken nedense yaptıkları tüm söyleşilerinde Tupac'a ağızlarına geleni söylediler. Muhtemelen onun adını basamak olarak kullanmak ve ünlü olmak istiyorlardı. Fakat Tupac bu oyuna gelmedi ve onlara hiçbir platform da karşılık bile vermedi.
![]()
RAPİN PRENSİNİN ÖLÜMÜ (1996)

7 Eylül 1996 akşamı,aslında Los Angeles'ta alışılmadık derecede sıcak bir akşamdı. Son zamanlarda yaptığı çıkışlarla daha o günlerde hip-hop dünyasının kralı olan 2pac o akşam yanında en yakın arkadaşlarından Suge Knight ve yarısı sivil polislerden oluşan yaklaşık on kişilik bir koruma ekibiyle geziyordu.O akşam her zamankinden fazla koruma önlemlenin alınmasının asıl nedeni Tupac' ın Mike Tyson' ın Bruce Seldon' la yapacağı bir boks maçına gitmek için hazırlanmış olmasıydı.DÖvüşün yapılacağı yere gitmeden önce Tupac' ın uzun bir süredir korumalığını yapan Big Frank kısa bir panik yaşadı.Çünkü kendisi cep telefonuyla konuşurken Tupac birden ortadan kaybolmuştu.Koruması altında olan bir müşteriyi kaybetmekten çok, birçok düşmanı olan bir dostunu kaybetme endişesiyle kısa bir panik yaşayan Frank sonunda rahat bir soluk aldı.Tupac ortaya çıkıvermişti.Frank biraz profesyonelce,biraz da dostça bir şekilde fırçaladı Tupac' ı. Tupac Las Vegas ın ortasında,yanında korumaları bile olmadan rasgele yürüyüşlere çıkabilecek sıradan bir adam değildi ki! İşin ilginci Tupac' ın Big Frank' ın yanından ayrılmasının asıl nedeni kankaları ve müzik grubu olan Outlawz üyelerini bulmakta. Hiçbir zaman Tupac ın yanından ayrılmayan ekipten bir tek kişi bile o akşam ortalarda görünmüyordu. Bu gece hakkında sonradan yapılan spekülasyonların temel sorularında biri de bu olacaktı zaten.:bir anda, üstelik de tümü birden hangi cehenneme kaybolmuştu bu Outlawz!
Bikaç sıradan itiş-kakışın da yaşandığı maçın ardından Tupac ve Suge Knight Suge'un aldığı arabasına binerek Deathrow şirketine ait olan 662 adlı özel bir kulupte yapılacak olan bir hayır konserine gitmek için yola çıktılar...
"Biz arkadaki koruma arabasında gidiyorduk.Suge ve Tupac ise öndeki Suge' un arabasında gidiyorlardı.Araba yepyeni bir BMW idi.Bir araba önümüzde yanan kırmızı ışıkla durdu.Biz yeşil ışığın yanmasını beklerken arabanın yanından hızla geçen bir Cadillac gördüm.'ne yaptığını sanıyo bu gerizekalı!' diye düşünürken birden arabadan bir el uzandı ve tuttuğu silahı içinde Tupac ve Suge Knight ın bulunduğu BMW ye doğru boşaltmaya başladı. BMW son bir hamleyle fırla***** solda bir sokağa saptı. Hemen bulunduğum arbadan inip koşarak sokağa doğru gitmeye başladım.Nereden çıkmışlarsa arabanın başına bir sürü polis birikmişti bile! Hemen BMW ye koştuk. Tupac ın kan ter içinde soğuktan donuyormuş gibi titrediğini görünce gözyaşlarıma hakim olama***** ağlamaya başladım. Yapabildiğim tek şey avazım çıktığı kadar 'Tamam oğlum iyileşeceksin! Hiçbi şey olmayacak sana!' diye bağırmaktı..." Olaydan bir süre sonra kendisiyle yapılan söyleşide Big Frank, Tupac ın vurulduğu dakikaları aynen böyle anlatıyordu...
Bu aslında Tupac'ın uğradığı ilk saldırı değildi,hatta ilk silahlı saldırı bile değildi. 1994 kışında New Yorkta silahlı bir saldırıya maruz kalmış ve binlerece dolar değerindeki altın takıları çaldırmanın ötesinde, uzunca bir dönem de hastanede kalmıştı. Ancak iki yıl sonra Las Vegasta uğradığı silahlı saldırı artık bir dönemin sonunu gösteriyordu. Rapin prensi 2pac Amaru Shakur the Don killuminati 7 eylül 1996 yılında uğradığı silahlı saldırıdan 7 gün sonra,13 Eylül 1996 Cuma günü Las Vegasta bir hastanede öldü.
REST IN PEACE 2PAC!!! WE MISS YOU!!
![]()